• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Teknoloji
  • Spor
  • Dünya
  • Sağlık
  • Magazin Kitap Turizm Altın Kızların Mutfağı Advertorial CANLI MAÇ BÖLGE BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR - SANAT İpucu Kimdir? Nedir? Ramazan Haberleri Genel Ajans SULAR NE ZAMAN GELECEK? Otomobil Eğitim DIŞ HABERLER GÜVENLİK GENEL
  • Ara
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Akın İpek: Çevre plânı, sosyal onay olmadan iş yapılmaz
Gündem
Yayınlanma: 05 Haziran 2012 - 03:30

Akın İpek: Çevre plânı, sosyal onay olmadan iş yapılmaz

9 dk okunma süresi
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Akın İpek: Çevre plânı, sosyal onay olmadan iş yapılmaz
Türkiye’nin çevre konusunda dünyanın en hassas ülkelerinden biri haline geldiğini söyleyen Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, “Çevre anlayışının oturması ile işletmelerin faaliyette bulunduğu bölgelerdeki yöre insanı, gelişmeleri ve gerçekleri görecektir. Bir işi yaparken, kanunlara uygun hareket edebilirsiniz. Ancak sosyal onay da en az kanuni onay kadar önemli” dedi.

Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, Dünya Çevre Günü öncesinde Çevre ve Şehircilik dergisine önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin çevre konusunda en hassas ülkelerden biri haline geldiğini belirten İpek “Çevre anlayışı olmadan hiçbir işletme uzun vadeli yaşayamaz” dedi. Şirketlerin merkezinde daima insan olduğunu kaydeden İpek, sadece kâr elde etmek ve zenginleşmek için ticari faaliyet yürütülemeyeceğine vurgu yaparak, “Bizim için toplumsal onay en az kanuni onay kadar önemli. Eğer bir iş toplumsal fayda sağlamıyorsa, kâr getirse bile o işi yapma taraftarı değiliz” diye konuştu.

ÇEVRE ÇITASI YÜKSELDİ

Akın İpek, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) mevzuatının AB uyum yasaları çerçevesinde yeniden düzenlenmesi sonrasında, Türkiye’nin çevre konusunda dünyanın en hassas ülkelerinden biri haline geldiğini kaydetti. “Çıta yükseldi; iyi de oldu” diyen İpek, “Bu, hiçbir şey yaptırmamak değildir. Tam aksine, işletmelerin çevre konusunda bilinçlenmesi ve denetlenmesi, sektörün ve faaliyet gösteren şirketlerin uzun vadeli olarak önünü açacaktır” dedi. Çevre anlayışının oturması ile işletmelerin faaliyette bulunduğu bölgelerdeki yöre insanının, gelişmeleri ve gerçekleri göreceğini ve işletmelere olan güvenin artacağını söyleyen İpek, “Bu diğer bölgeler için de referans olacaktır. Zamanla bilim dışı, asılsız iddiaların, dedikoduların, yöre halkını huzursuz etmesinin önü kesilecektir. Devlet kanun ve yönetmeliklerle ve denetimle kendi görevini yaptı, yapıyor. Bunun kadar önemli olan diğer husus da işletmelerin yapmaları gerekenlerdir” ifadelerini kullandı.

SOSYAL PROJELER ÜRETİLMELİ

Bu konuda madencilik ve yeraltı zenginlikleri ile ilgili şirketlerin faaliyet gösterecekleri bölgelerde, orta ve uzun vadeli sosyal ve ekonomik projeler geliştirmek zorunda olduğunu belirten İpek şöyle devam etti: “İşletmelerin yöre halkına fayda ve katkı sağlamak, şeffaf ve güvenilir olmak gibi sorumlulukları da vardır, olmalıdır. Bu durum çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren şirketler için de geçerlidir. Bu durumda da faaliyet gösterilen ülkelerde aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekir. Çevre anlayışı olmadan hiçbir işletme uzun vadeli yaşayamaz. Özellikle maden sektöründe orta ve uzun vadeli planlar yapılacaksa, mutlaka çevreye hassasiyet gösterilmelidir. Şirketler ayrıca, faaliyet gösterdikleri yörenin kalkınmasına ve orada yaşayan insanların refah düzeyinin yükseltilmesine yönelik çeşitli sosyal projeler üretmelidirler.

Çünkü madenler sınırlı kaynaklardır. Ben burada 3-5 milyon dolarlık bir şirketten değil kaynakları mültimilyar dolar seviyesinde olan şirketlerden bahsediyorum. Kaynakları belli büyüklüğe ulaşmış şirketler, kendi ülkelerinde veya başka bir ülkede faaliyet gösterdikleri bölge insanları için sosyal ve ekonomik kalkınma projeleri oluşturmadan uzun vadede varlıklarını sürdüremezler.” Şirketlerin merkezinde daima insanın olması gerektiğini kaydeden İpek, “Ecdadımızın güzel bir sözü var: İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın. Bu ölçü şirketler için de geçerlidir. Osmanlı’yı küçük bir beylikten cihan imparatorluğu haline getiren bu anlayıştır” dedi. Paradan önce gönülleri kazanmak gerektiğine işaret eden İpek şunları söyledi:

SADECE KÂR İÇİN TİCARET OLMAZ

“Bizim atamızdan, babamızdan, ecdadımızdan gördüğümüz, işittiğimiz bu. Sadece kâr elde etmek için, zenginleşmek için ticari faaliyet yürütülmez. Belki kısa vadede kâr etmiş gibi görünürsünüz, ancak uzun vadede zarar edersiniz. İnsanlar yarın karşınıza dikilirler. Bir işi yaparken, bir işletmeyi kurarken kanunlara ve kaidelere uygun hareket etmiş olabilirsiniz; ancak bizim nazarımızda bu yeterli değildir. Biz “sosyal onay”ı da önemsiyoruz. Eğer bir işte toplumsal fayda sağlanmıyorsa, kâr getirse bile o işi yapmak taraftarı değiliz. Siz bir bölgeye yatırımcı olarak gittiğiniz zaman, o bölgenin halkı ve yerel yönetimi bir beklenti içerisine giriyor; okul istiyor, yurt istiyor... Hakları var... Bu talepleri seve seve karşılamalısınız.”

YERLİ ORTAK AVANTAJ SAĞLIYOR

Yurtdışına yatırım yapacak şirketlere de İpek şu tavsiyelerde bulundu: ' Yabancı şirketlerin yerli ortak almada önemli bir avantajları vardır. Yerli şirketler bölgeyi bildikleri için yol gösterici olurlar. Üstelik yöre insanının değerlerine saygılı olurlar. Bazı şirketler bunu anladılar ama bazı şirketler anlamadılar, umursamıyorlar o konuyu biz buna 'sosyal onay' diyoruz. Bir işi yaparken bir işletmeyi kurarken kanunlara uygun hareket etmiş olabilirsiniz ve bu faaliyete geçebilmeniz için yeterlidir. Ancak bizim nazarımızda yeterli değildir. Çünkü biz 'sosyal onayı' da en az 'kanuni onay' kadar önemsiyoruz'

ALTIN KOZA ÜNİVERSİTESİ EN BÜYÜK PROJEMİZ

Akın İpek ‘En büyük projemiz’ dediği ve küçük bir şehir görünümünde inşa edilmeye başlanan Altın Koza Üniversitesi’ni şöyle anlattı: “Altın Koza Üniversitesi’nde ekonomi ve işletme başta olmak üzere sosyal konulara yönelik bölümler bulunacak. Kampüs aynı zamanda bir film platosu olacak. Ülkemiz ve insanlık için hayırlı işler yapan, etik değerlere bağlı, bilgili ve işinin ehli insanlar yetiştirmek istiyoruz.”

Denetlenmekten mutlu oluyoruz

AB ödülü olan Ovacık’taki Koza Altın İşletmesi ile ilgili de Akın İpek şu bilgileri verdi: “Şirketi 2005 yılında Newmont’tan 20 milyon dolar ödeyerek aldık. Kaynakları 20 milyar dolara ulaştı. 2005’in mart ayında hizmete girdik. İkinci ve üçüncü tesisi kurduk. Yakın gelecekte Koza Altın’ın dünya çapında dev bir firma olması için çalışıyoruz. Bize hizmet eden firmalarla birlikte 5 bin kişiye ulaştık. Önemli bir rakamdır bu. Bunların ailelerini de düşünürseniz işin boyutu daha da önemli hale gelir. Ovacık’ta uyguladığımız ‘Çevreye Duyarlı Sürdürülebilir Madencilik Konsepti’ ile dünyaya örnek oluyoruz.”

YEREL SOSYAL PROJELER

Ovacık’ta tarım ve hayvancılıkla ilgili sosyal projeler de oluşturmaya başladıklarını anlatan İpek, ilk çiftliği Eskişehir’e kuracaklarını belirterek şunları anlattı: Bölge halkıyla anlaşma yaptık. Onlara, ekecekleri şeylerin paralarını vermeye başladık. Ürünlerini biz satın alacağız. Kimi yerlerde süt ineği dağıtmayı düşünüyoruz, üretilecek sütleri satın alma garantisi veriyoruz. Zeytin ve fıstık çamı üretimini destekleyerek, bölgenin kalkınmasına katkı sağlıyoruz. Doğayı sürdürülebilir bir şekilde kullanıyor ve koruyoruz. Bu yönümüzle hatırlanmak, hayır dua ile anılmak istiyoruz. Bu topraklardan kazandık, bu toprakları korumak ve topluma yeniden kazandırmak vazifemiz. Bizim için insan esas unsurdur. İnsanlara ne kadar çok faydamız dokunursa, o kadar çok mutlu oluyoruz. Gittiğimiz yerlerde kolumuza girip ‘Gel kardeşim benim madenlerimi sen işlet’ diyorlar.

İNSAN MERKEZLİ DÜŞÜNÜYORUZ

Hamdolsun bu güzellikleri bizler yaşıyoruz. İnsan merkezli düşündüğümüz müddetçe büyümeye devam edeceğizi biliyoruz. Biz bir bölgeye giderken sadece kazanmaya değil, aynı zamanda kazandırmaya gidiyoruz. Bir kapkaççı gibi değil, insanları ikna ederek gidiyoruz.

Ticari işlerimizde ve sosyal projelerimizde üç faydayı arıyoruz:

Birincisi, yaptığımız işin mutlaka toplumsal bir fayda sağlamasını istiyoruz. Eğer bir işte toplumsal fayda yoksa, kâr getirse bile o işi yapmak taraftarı değiliz.

İkincisi işletmemiz kâr etsin, kendi sektöründe büyüsün istiyoruz.

Üçüncüsü, yaptığımız işin kendi grup şirketlerimizin büyümesine katkı sağlamasını istiyoruz. AB Komisyonu geldi, inceledi, “En iyi uygulamalar (BAT)” konusunda Ovacık’ı örnek gösterdi. Holdingimiz ve ülkemiz için gurur kaynağı olan bu başarı tesadüf değildir. Çünkü biz, faaliyet gösterdiğimiz sektörde en iyisini yapıyoruz ve denetimi seviyoruz. Önceliğimiz iş güvenliğidir. Yeraltındaki sığınma istasyonlarımız, üç gün boyunca yeme içme ihtiyaçlarını karşılayacak donanıma sahip. İkinci önceliğimiz çevreyi korumak, üçüncü önceliğimiz ise toplumla ilişkilerdir.”

KENDiNLE BiRLiKTE ORAYI DA BÜYÜT

Şirket olarak Afrika ve diğer ülkelerde madencilik için fırsatlar aradıklarını ifade eden İpek, kazançlarının bir kısmını o ülkenin kalkınmasına, ekonomisine ve sosyal refahının artmasına ayırdıklarını kaydetti.

İpek şöyle devam etti:'Afrika'nın hali ortada... Kendi kaynaklarını kullansaydı böyle mi olurdu Afrika? Böyle adalet, böyle rezalet olur mu? Adamların elindeki bütün yeraltı kaynakları başka bir ülkede... Biz böyle yapmayız. Geçtiğimiz dönemde ziyaret ettiğim bir Afrika ülkesinin Devlet Başkanı ile görüşmem sırasında aynı vurguyu yaptım, 'Afrika'nın madenleri Afrika'nındır' dedim. Yatırımı ben yapıyorum, kazancımın bir kısmını doğal olarak ben alıyorum ve ülkeme götürüyorum. Ancak paranın önemli kısmı Afrika'da büyümeli. İşte o zaman Afrika yaralarını daha çabuk sarar. Türkiye'de yatırım yapan yabancı yatırımcılar için de aynı şey geçerli.

SAVAŞ ÇIKARTAN BAŞKA PLAN YAPMAZ MI?

Türkiye'deki kaynaklarla Türkiye'yi kalkındır, Afrika'daki kaynaklarla da orada yatırım yap. Kendinle birlikte orayı da büyüt, orada başka madenler satın al, orada başka şirketler kur, orada yap bunları... Böylece toplumsal barışa katkı sağlamış olursun. Yeraltı kaynakları olan ülkelerde başka ülkelerin planları ve çıkarları oluyor. Afrika'da, Afganistan'da, Irak'ta...

Sınırlı kaynaklar geçmişte olduğu gibi bugün de ülkeler arasında sonu işgale kadar giden savaşlara neden olmaktadır. Üstünde türlü oyunlar planlar yapılmaktadır. Savaş çıkartan adam, ülke kaynakları için başka plan yapmaz mı? Elbette yapar. Aynı ülkenin insanlarını bölüp aralarına kin ve nefret tohumu saçmışlar. Kardeş kavgası çıkarmışlar.'


  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı!
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı!
Reha Muhtar hayatını kaybetti
Reha Muhtar hayatını kaybetti
Yerebatan Sarnıcı tahliye edildi | İBB'nin elinden alındı
Yerebatan Sarnıcı tahliye edildi | İBB'nin elinden alındı
Ağva Plajı’nı yok olabilir | Tabiat harikası betona boğulacak
Ağva Plajı’nı yok olabilir | Tabiat harikası betona boğulacak
Son Haberler
Sultaniçe ve Gülçavuş'ta Arsa Yatırımı Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?
Sultaniçe ve Gülçavuş'ta Arsa Yatırımı Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?
Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım yeniden başkan seçildi
Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım yeniden başkan seçildi
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı!
Otokoç Genel Müdürlüğü'ne silahlı saldırı!
Haftanın kitap yorumları | 7 Haziran'da çıkan kitaplar
Haftanın kitap yorumları | 7 Haziran'da çıkan kitaplar
İstanbul Erkek Lisesi'si müdürünü şoke eden protesto
İstanbul Erkek Lisesi'si müdürünü şoke eden protesto
Bostan: Dinçer Milli Eğitimi yönetemiyor
Bostan: Dinçer Milli Eğitimi yönetemiyor

Ana Sayfa
Gündem
Ekonomi
Politika
Teknoloji
Spor
Dünya
Sağlık
Magazin
Kitap
Turizm
Altın Kızların Mutfağı
Advertorial
CANLI MAÇ
BÖLGE
BİLİM-TEKNOLOJİ
KÜLTÜR - SANAT
İpucu
Kimdir?
Nedir?
Ramazan Haberleri
Genel
Ajans
SULAR NE ZAMAN GELECEK?
Otomobil
Eğitim
DIŞ HABERLER
GÜVENLİK
GENEL
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Teknoloji
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.