Piliç eti sektörünün en genç ve güçlü oyuncularýndan olan ve üretime 2004 yýlýnda Bandýrmada baþlayan Bupiliç Entegre Gýda Sanayi ve Ticaret A.Þ. Genel Müdür Yardýmcýsý Onur Özkul, firma olarak, sanayi tipi üretimden ziyade, müþteri isteklerine duyarlý, satýþý, lezzeti artýrabilecek farlýlýklarla butik üretim yaptýklarýný vurgulayarak Firma olarak müþteri istekleriyle birebir örtüþecek her türlü reaksiyonu anlýk olarak yapabilecek kadar kývrak bir manevra kabiliyetine sahibiz. Bir ev hanýmý ürünümüzü ambalajýndan çýkardýðý gibi, hiçbir iþlem yapmadan piþirebilir. Bizi diðer rakiplerimizden ayýran en birinci özellik budur dedi.
Bundan 10-15 yýl öncesinde sektörde markalý olarak üretim yapan 65 civarýnda firma varken, yaþanan krizler ve spekülasyonlarla bugün, bu sayýnýn 20ler seviyesine düþtüðünü ifade eden Onur Özkul, Biz dimdik ayakta durmayý baþarabildik. Bunu saðlamamýzda en büyük etken, disiplinimizden ve üretimde belirlediðimiz esaslardan kati süratle vazgeçmemiz, þirket yapýmýzýn saðlam olmasý, yöneticilerimizin çok dirayetli ve iþine hakim olmalarýdýr diye konuþtu.
Bupiliç ürünlerinin, Türkiyenin ulusal ve uluslar arasý market zincirlerinde ve yerel zincirlerde yer aldýðýný belirten Onur Özkul, sorularýmýzý þöyle yanýtladý;
Bupiliçin kuruluþ çalýþmalarý ve ortaklýk yapýsý konusunda bilgi verir misiniz?
Bupiliç, 2004 yýlýnda Balýkesirli iki aile þirketinin ortaklýðý ile kuruldu. Burasý daha önce Özsoy adý altýnda üretim yapan yine Bandýrmanýn ileri gelen eski bir ailesinin üretim yaptýðý tesisti. 2004 yýlýnda biz Kula Grubu olarak Karahallýlar Grubuyla acaba bu firmayý revize edip, hayata geçirebilir miyiz? Daha büyük hedeflerle bu yolda yürüyebilir miyiz? Fikrinden yola çýktýk. Ýlk stratejik ortaklýðýmýz burasý oldu. Bizim amacýmýz, restorasyon ve revizelerle burayý hayata geçirmek deðil, yýkýp her þeyi yeniden yapýlandýrmak ve tertemiz bir sayfa açýp, bu yolda emin adýmlarla ilerlemekti. Bupiliçte, Karahallýlar ve Kula Grubunu temsilen 2þer yönetim kurulu üyesi ve ayrýca profesyonel yöneticiler yer almaktadýr. Genel Müdürümüz profesyonel bir yöneticidir. Bende, Kula Grubunu temsilen pazarlama ve satýþtan sorumlu genel müdür yardýmcýsýyým. 2004 yýlýnda Bupiliçin açýlýþýný yaparak, sektörün en genç oyuncusu olarak pazarda yerimizi aldýk. Hala da öyleyiz.
Bildiðim kadarýyla, piliç sektöründe o zamanlar çok güçlü oyuncular vardý. Þimdi durum nedir?
Çok doðru. Ancak yaþanan geliþmeler maalesef sektörü olumsuz etkiledi. Biz, sektörün 2004 yýlýndan bu yana yaþadýðý tüm krizlere birebir þahitlik ettik. Bundan dolayý sektörden ayrýlan birçok oyuncu olmasýna raðmen, biz halen emin adýmlarla yolumuza devam ediyoruz. Son 10-15 yýl öncesine baktýðýmýz zaman 65 civarýnda Türkiye kesim yapýlan markalý ürün vardý. Bugün bu sayý 20lerde görebiliyoruz. Bunda en büyük etken 2004 yýlýndan itibaren çok büyük krizler yaþadý. Mesela 2004 yýlýnda baþlayan hormon krizi, onun arkasýndan kuþ gribi, arkasýndan kene salgýný, onun ardýndan gelen global bir kriz, ardýndan arz fazlasý ve sahalarýn kötü olmasý derken, her yýlýmýz yeni bir krizle geçti. Bu nedenle sektörün marka oyuncularý birer birer pazardan çekilip yok oldu. Biz dimdik ayakta durmayý baþarabildik. Bunu saðlamamýzda en büyük etken, disiplinimizden ve üretimde belirlediðimiz esaslardan kati süratle vazgeçmemiz, þirket yapýmýzýn saðlam olmasý, yöneticilerimizin çok dirayetli ve iþine hakim olmalarýdýr. Bupiliç ürettiði ürünlerden gücünü alýr. Ayrýca Bupiliçin, iyi bir ekibi olduðu için en iyi þekilde pazarlama, en iyi þekilde satýþ, en iyi þekilde tahsilatýný yapar konumdadýr.
Bupiliçin üretim faaliyetlerinden bahsetmek gerekirse neler söylemek istersiniz?
Firmamýz Bupiliç, tamamen entegre sistem çalýþma içindedir. Öncelikle broiler dediðimiz etlik civciv tedariki ortaklarýndan saðlar. Karahallýlar Grubu ve Kula Grubu, Bupiliçin 2 ana tedarikçisidir. Bu firmalar yurt dýþýndan getirdiði anaç tavuklarý yetiþtirip, buradan elde ettiði döllü yumurtalarla broiler yumurtasý elde eder, tedarikçilerinin bünyesinde bulunan kuluçka tesislerinde bunu piliç haline getirir, bu piliçleri satýn alýp, Bupiliç bünyesinde çalýþan 100 yetiþtirici ve 200ün üzerinde kümeslere bu civcivleri gönderir. Serüvenimiz bu þekilde baþlar. Ayrýca burada Bupiliç bünyesinde yer alan yem fabrikamýzda aylýk 10 bin ton üretim yaparak, sahada yer alan 3 milyon 500 adet civcivinin yem ihtiyacýný karþýlar. Günlük kesim kapasitemiz 100 bin piliçtir. Haftada 6 gün yapýlan kesim boyunca, her gün yetiþmiþ olan 100 bin piliç kümeslerden alýr, keser, paketler hihai tüketiciyle buluþturur. Piliçle eti ile ilgili yapýlabilecek tüm ürünleri burada yaptýðýmýzý düþünüyorum. Mesela bütün piliç, kaba parçalamada kovan göðüs, kalçalý but, detaylarýnda ise göðüs grubunda bonfile, but grubunda incik, kemiksiz but, pirzola, drums, drums pirzola gibi ürün çeþitlerimiz bulunmaktadýr.
ÝHRACAT HEDEFÝMÝZ 40 MÝLYON DOLAR
Yurtiçi ve yurtdýþý pazarýnýz nedir?
Türkiyede pazarýnda Bupiliç olarak pazar payýmýz yüzde 3tür. Yurt dýþýnda da Türkiye toplam ihracatýnýn yüzde 7sine sahibiz. Yurtdýþý pazarýnda biraz daha iddialý konumdayýz. Bu bizim 2011 yýlýnda kendimize verdiðimiz bir hedefti. 2011 yýlýnda ihracatta çok ciddi bir baþarýya imza atarak, 25 milyon dolarlýk ihracat gerçekleþtirdik. Bu yýl çok daha büyük bir ihracat artýþý hedefimiz var. 2012nin ilk 5 ayýnda 11 milyon dolar ihracat gerçekleþtirmiþ olduk. 2011in ilk 5 ayýnda bu rakam 6 milyon 800 bin dolardý. Yani geçen yýlýn ayný dönemine göre bu yýl, yüzde 64lük bir ihracat artýþýmýz var. 2012 yýlsonu itibariyle de yaklaþýk 40 milyon dolarlýk bir ihracat hedefimiz bulunuyor. Ýhracat gerçekleþtirdiðimiz en önemli pazarlarýmýz baþta Irak, ardýndan Ýran, Libya, Gürcistan, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkeler yer alýyor. Yurtiçi pazarýmýzý da 3e böldük. Bayilerimiz, Þubelerimiz ve zincir marketler. Bayilerimiz, bizim ulaþmak istediðimiz illerde Bupiliç ürünlerini satýþýný yapar. Bunun dýþýnda önemsediðimiz ve olmak istediðimiz pazarlarda þube müdürlüklerimiz yer alýyor. Bunlar Balýkesir, Bursa, Ýst anbul Anadolu ve Avrupa yakasý ve birde körfez dediðimiz Edremit, Ayvalýk bölgesine hakim olan þubemiz var. Bunun dýþýnda zincir marketlerde Türkiyenin ileri gelen markalarý olan Carrefour, Migros, Tansaþ, Özdilek, Kipa gibi gruplarla çalýþmaktayýz. Bursadan örnek verirsek Özhan, Furpa, Milli Pazar gibi yerel market zincirleriyle de çalýþýyoruz. Bunun dýþýnda yer almak istediðimiz illerdeki yerel market zincirleri ile de çalýþmaktayýz.
BUTÝK ÜRETÝMLE SEKTÖRDE FARK YARATIYORUZ
Bupiliçin sektördeki farklýlýðýndan söz edersek, sizi farklý kýlan özellikleriniz nelerdir?
Bizi sektörde farklý kýlan, ayrýþtýran en büyük özelliðimiz Türkiyede butik üretim yapabilen firmalar arasýndayýz. Bunlarýn sayýsý çok fazla deðil. Butik kelimesinin içini doldurabilmek çok önemli. Müþteri odaklý üretim yapabiliyoruz. Buda þu demek. Sanayi tipi üretimden ziyade, müþteri isteklerine duyarlý, satýþý artýrabilecek, lezzeti artýrabilecek, müþteri istekleriyle birebir örtüþecek her türlü reaksiyonu anlýk olarak yapabilecek kadar kývrak bir manevra kabiliyetine sahibiz. Bizi diðer rakiplerimizden ayýran en birinci özellik budur. Örnek vermek gerekirse, yapýlabilecek mal çeþitliliði ile alakalý, yeni ürün yapabilmekle alakalý, ambalaj þeklinde farklýlýk yaratabilmekle alakalý konular yer alýyor. Bunun dýþýnda üretim esnasýnda esas aldýðýmýz konu, Bupiliç alan bir ev hanýmýnýn, bu ürünü ambalajýndan çýkarttýðýnda baþka hiçbir iþlem yapmadan direkt olarak piþirebileceði ürünleri yapabilmeyi hedefliyoruz her zaman. Bunun içinde ürünlerimizi soðutma esnasýnda su shringinde içini dýþýný yýkýyoruz. Paketleme esnasýnda da, çýkan ürünü tabaða koymaktan ziyade her türlü firesini de göze alarak (sinirini, kanlý kalmýþ bir parçasýný, yaðlarýný, zarýný) bunlarýn hepsini kendimiz býçaklarýmýzla ayýrýyoruz. Ýkinci kalite bir ürünü kesinlikle ambalajýn içine sokmuyoruz. Her türlü maliyetine katlanýp, farklý departmanlarda bunlarý satýyoruz. Amacýmýz, müþteriyle buluþan bir ürünümüzü en yüksek kalitede sunabilmek. Belki bu çok daha maliyetli ama, alýþtýðýmýz ve fikren yapmak istediðimiz birinci kalite üründen uzaklaþmamak adýna bu tip fedakarlýklarý da yapmak zorundayýz.
YANLIÞ BÝLGÝLENDÝRME SEKTÖRE DARBE VURUR
Halkýmýzýn piliç eti konusunda þüpheleri var. Yanlýþ bilgilendirmelerden kaynaklanan veya iþte bize hormonlu, ilaçlý et yediriyorlar gibi. Siz bir üretici olarak bu konuda neler söylemek istersiniz?
Þimdi bu konuyla ilgili eleþtirileri, fikirleri ve tezleri duyunca sadece kendi iþim adýna deðil, sektör adýna da çok üzülüyorum. Çünkü tavukçuluk sektörü gerçekten çok yoðun bir emek iþi. Çok ciddi bir istihdam saðlanan sektör. Biz mesela 700 kiþi istihdam ediyoruz. Bu sadece 700 kiþiyle sýnýrlý deðil. Bunlarýn aileleri, ayrýca bunun dýþýnda damýzlýk, kuluçka, kümes ve tedarik ayaðý var. Bunlarý topladýðýnýzda sadece Bupiliçin gerçek istihdamý ve aileleri ile birlikte yaklaþýk 10 bin kiþiye ekmek yediriyor demektir. Bu kadar istihdam saðlayan bir sektör için görüþ bildirmek için çok ciddi araþtýrmalar ve bilgilerin gerekli olduðunu düþünüyorum. Broiler piliç, ömrünün kýsa olmasý sebebiyle spekülasyona çok müsait. Halkýmýzda artýk çok bilinçli. Duyduðu þeylere anýnda reaksiyon gösteriyor. Bu reaksiyon neticesinde, bu büyük entegrelerin satýþlarýnda anýnda kayba neden olabiliyor. Bu durum, saðlanan devasa istihdamlarýn olumsuz yönde etkilenmesine neden oluyor. Ayrýca ülke ekonomisi açýsýndan da bir kayýp. Sektör için fikir beyan edecek kiþilerin, iyice araþtýrýp, özümseyip deklare etmeleri gerekir diye düþünüyorum. Söylenenlerin gerçeklikle alakasý var mý derseniz. Ben kendi adýma deðil, sektör adýna da konuþabilirim.
TAVUÐUN GELÝÞÝMÝ PROTEÝNÝ ZENGÝN TAHILLARLA SAÐLANIR
Bugün Türkiyede markalý olarak satýlan her tavuk için, son derece hijyenik þartlarda üretim yaptýklarýný, insan saðlýðýný son derece önemsediklerini, en iyi ve teknolojik þekilde üretim yaptýklarýný söyleyebilirim. Zaten bu ürün, doðasý gereði en üst hijyen koþullarýnda üretilmesi gereken bir üründür. Bakýldýðýnda, pilicin ömrünün kýsa olmasý bu iþin spekülasyona müsait olmasýný saðlýyor. Evet biz pilici 45 günde kesiyoruz. Ama bu demek deðil ki, bu kýsa sürede kesim için normal þartlarýn dýþýnda bir þey uyguluyoruz. Yanlýþ bilgi buradan kaynaklanýyor. Daha önce tavuk doðada besleniyordu. Yetiþmesi için gerekli olan besinlerin hepsini doðadan saðlamasý mümkün deðil. Gerekli proteini, gerekli enerjiyi doðada bulabilmesi mümkün deðil. Bugün biz tavuðu beslerken bunun yeminin yüzde 60ýný mýsýr ve soyadan oluþturuyoruz. Mýsýr ve soya enerji ve protein bakýmýndan en zengin tahýllardýr. Siz tavuðun ihtiyaç duyduðu bu ürünleri saðlayýp, yaþadýðý alaný da son derece hijyenik ve büyüme þartlarýný da uygun ve rahat bir hale getirirseniz, tavuðunda kýsa sürede geliþimini saðlamasý esas olur. Bu tamamen gereksinimini en doðru ortamda tavuða sunabilmekle alakalý bir þey. Bu konuda dünyada yapýlan Ar-Ge çalýþmalarý çok etkindir. Biz her gün tavuðu nasýl iyi besleyebiliriz, neye en çok ihtiyaç duyuyor diye bunlarýn cevabýný arýyoruz. Bizim kümes þartlarýmýz doðadan çok daha iyi. Devamlý nemini, sýcaklýðýný ölçüyoruz. Hijyenik koþullarda besliyoruz. Böyle olunca tavuðun çok daha kýsa sürede kesilecek hale gelmesi saðlanmýþ oluyor. Kimyasal bir ürün kullanmanýz mümkün deðil. Tahýl dýþýnda tavuða hiçbir þey verilmez. Sadece gerekli olan kimyasal olmayan birtakým vitamin katkýlar yemine konur o kadar. Biz tavuðun protein tüketmesini saðlýyoruz. Protein tüketen toplumlar nasýl geliþiyorsa, aynen bunu tüketen hayvanlarda geliþiyor. Bugün proteini daha az tüketen toplumlar olan Çin ve Hindistandaki insanlar daha sýska ve fiziksel geliþimi düþük. Oysa et tüketen Türkiyede insanlar nasýl canlý, kanlý, kemik yapýsý geliþmiþ, iri yapýlý oluyorsa, bizim tavuklarda uyguladýðýmýz sistem bundan farklý deðildir. Ýnsan üzerinde yapýlan AR-Gelerde insan anatomisi nasýl çözüldüyse, tavuðunda gereklilikleri de çözüldü. Ona göre en iyi þartlarda yemleme sistemleriyle yetiþmesi saðlanýyor. Konunun özü budur.
Gündem
Yayınlanma: 05 Haziran 2012 - 12:04








