9390,51%1,20
38,74% 0,39
43,40% 0,27
4146,90% 1,06
6711,63% -0,27
Tam 9 aydır, bütün gazeteler, dergiler, internet siteleri, TV kanalları ve bunlardan mahrum olanlar için radyolar mu üç kelimeyi yazdı, çizdi, konuştu, söyledi. Bu üç kelime sadece internet sitelerinde 280 milyon kez tekrar edilmiş. Ama hala umursamayan, ciddiye almayan, ister inanın ister inanmayın ölümcül salgına inanmayanlar var, üstelik sayıları da hiç az değil.
Türkiye'de koronavirüs salgınından ilk ölümün meydana geldiği 15 Mart 2020 tarihinden bugüne kadar, televizyonlarda canlı yayınlarda, açık oturumlarda maskenin nasıl takılması gerektiği, maskenin koruma gücü, hijyenin önemi, el ve yüzümüzün dezenfektan ya da kolanya ile nasıl dezenfekte edileceği, hatta koruyucu siperliğin nasıl takılacağı, ana sınıfı öğrencisine anlatır gibi gösterilerek anlatıldı.
Üstelik tüm bunları anlatanların başında profesörler, akademisyenler, saygın bilim insanları, halkın severek takip ettiği sanatçılar geldi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 9 aydır yaptığı her açıklamada, düzenlediği her basın toplantısında maske, sosyal mesafe ve hijyenin önemini adeta yalvararak anlattı. Koca, her gün aynı konuyu sosyal medya hesabında hiç üşenmeden vatandaşlara 'tek, tek, tek' sayarak yeniden söylemekten çekinmedi.
Peki maske, sosyal mesafe ve hijyen ile uyulması gereken kuralları anladık mı?
Koskoca bir hayır.
Koronavirüs'ün varlığına inanmayan ve kendilerine sosyal medyada yer bulan azımsanmayacak bir grüh ortaya çıktı.Hatta maske takmamayı siyasal bir duruş olarak tercih ettiğini söyleyenler bile çıktı.
Aşı olsa bile yaptırmayacağını söyleyen aklı başında muhafazakar aydınlar türedi.
Eylül ayında 10 bine yakın kişiye koronavirüs konusunda alınan tedbirlere uymadığı için ceza kesilirken, İçişleri Bakanlığı'na bağlı polis ve jandarma ekipleri 81 il genelinde aylardır kural tanımaz vatandaşları uyarmak için yoğun çaba harcadı.
I
— İştegerçekler???? (@heartfeltnews) November 11, 2020
Maskeyi bu derece dayatmalarının sebebi,maskenin bir itaat sembolu olduğudur..maske tarihler boyunca esaret sembolu olarak kullanılmıştır,şu anda da aynı şekilde kullanılıyor”Virüs”ten Korunma adı altında..O yüzden maskeyi ivedilikle reddetmeliyiz toplum olarak #plandemiyibitir pic.twitter.com/cii3d9Qljr
Korona partileri düzenleyen sorumsuz magandalardan, ısrarla küçük küçük minibüslere tıkış tıkış binmeye çalışanlara, karantina altında bulunması gerekirken, halkın sağlığını hiçe sayan dengesiz kişilere karşı hem vatandaş hem de yetkililer isyan etti.
15 Mart 2020 tarihinden bugüne kadar resmi sayılara göre 11 bin 500 vatandaşımız can verdi. 411 bin vatandaşımız koronavirüs kaparak hayatının en zor günlerini yaşarken kurulan yüzlerce filyasyon ekibi yüzde 99.7 oranında vakaya ulaşma başarısı göstererek tüm dünya parmak ısırtı.
İçişleri Bakanlığı tarafından Sadece Ağustos Eylül ayları arasında yaptığı denetimde, izolasyon altında olması gereken kişilerden 20 bin 94'nün kuralları tamamen ihlal ettiği ortaya çıktı. Aynı dönemde 178 işletme ise, sağlık ve hijyen kurallarını hiçe saydığı için 3 ay boyunca kapatıldı.
Yine aynı dönemde aralarında seçkin öğretim üyeleri, bilim insanları olmak üzere, koronavirüsle mücadele eden 120 sağlık çalışanımız can verdi. Sadece geçtiğimiz hafta içerisinde hayatını kaybeden sağlık çalışanı sayısı 15 olarak açıklandı.
Peki bunlardan ders aldık mı? Kahredici sonuçları umursadık mı?
Hayır..
Toplumun büyük bir bölümü kurallara, bilim insanlarının tavsiyelerine, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın çağrılarına uyarken, küçük bir azınlığın ısrarlı duyarsızlığı sonunda isyan ettirdi. Sosyal medyada maske takmayan, karantinadan kaçan, sosyal mesfeye uymayanlara tepki gösterenlerin sayısı hızla çoğalıyor. İşte bunlardan bazıları..