Buğday Sofrası’nda buluşma
Sofralar sadece yemekle değil, yemeğin hikâyesiyle de buluştuğumuz yerlerdir. Sofrada bir araya gelenler yemeklerin görünüşüne, kokusuna, tadına ortak olmaktan fazlasını yaşar; her lokmada o yemeğin tarladan tabağa uzanan yolculuğunun da tanığı olur. Bir pazar tezgâhında başlayarak sofralara yayılan Buğday Hareketi’nin yolculuğunu; sofraya konan yiyecekleri yetiştirenler ve hikâyesinin peşine düşenlerle ördüğümüz hikâyeleri, SALT Beyoğlu’nda kurduğumuz kalabalık bir sofra etrafında bir araya gelerek konuştuk. Güzel bir tesadüfle yüzde 100 Ekolojik Pazarların kuruluşunun yirminci yılına denk gelen masayı Kampüs Bostanları’ndan genç Buğday gönüllüleri hazırladı.
Salt Beyoğlu’nun “Mutfak Buluşmaları” etkinlik serisinin bir parçası olarak kurduğumuz Buğday Sofrası’nda sağlıklı gıda üreticileri ve sağlıklı gıdanın yolculuğunun peşine düşenler bir araya geldi.Toprağın, suyun, tohumların, kurdun, kuşun, arının hakkını ve hayrını gözeterek üretim yapanlarla, tabağına gelen her bir lokmanın kimler tarafından nasıl yetiştirildiğine dair hikâyelerin izini süren ve değerini bilenlerin bir araya geldiği buluşmada, hem tarladan sofraya hem de sofradan tarlaya uzanan hikâyeler paylaşıldı. İlk yıllarından beri Buğday Hareketi’nin içinde yer alan Oya Ayman ve Lalehan Uysal, %100 Ekolojik Pazar üreticisi olarak babasının izinden yürüyen Mehmet Kul ile Buğday’ın genç gönüllülerinden ve Kampüs Bostanları’nın kurucusu Fırat Karakurt; Buğday Hareketi’nin pazar tezgâhından sofralara yayılan model projelerini, bir tasarım ve yaşam biçimi olarak sofrayı, sofralarda kurulan dayanışma ağlarını, doğa dostu üretim ve bilinçli tüketimin nasıl mümkün olabileceğini anlattılar.








