Şehit babasından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ağlatan şiir

ANKARA - (AA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gölbaşı'ndaki bombalı saldırıda şehit düşen ikiz polis memurları Ahmet ve Mehmet Oruç'un babası Ali Oruç, şehit evlatları için yazdığı şiiri okurken gözyaşlarına hakim olamadı.

<br class="k-br" />

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, "15 Temmuz Şehitleri Anma Programı" düzenlendi.

Anma etkinliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın yanı sıra yüksek yargı üyeleri, şehitlerin aileleri ve gaziler de hazır bulundu.

Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, salona gelişlerinde şehit aileleri ve gazilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte asker, işte komutan" sloganları eşiliğinde yerine geçti.

Program başlamadan önce kongre merkezinin tüm ışıkları kapatıldı ve bu sırada salonda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde halkı meydanlara çağırdığı konuşması dinletildi.

Hafız Abdulkadir Şehitoğlu'nun sela, hafız Nebii Yaşar Kur-an'ı Kerim ve hafız İsmail Coşar'ın kaside okuduğu program sırasında ışıklar kapatıldı, bu sırada sahneye yansıtılan ışıklarlar da dikkati çekti.

15 Temmuz darbesine ilişkin video duygu dolu anlar yaşattı

15 Temmuz gecesine ilişkin görseller ile o gece şehit olanların fotoğraflarının yer aldığı video izletildi. Bu sırada salonda bulunan başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan olmak üzere şehit yakınları ve gaziler duygu dolu anlar yaşadı.

Şehit yakınları ve gazilerin tekbirlerleri eşliğinde "Şehitler ölmez, vatan bölünmez", "Ya Allah Bismillah Allahuekber" sloganları atıldı.

Gazeteci Oğuz Haksever'in açılış konuşmasıyla devam eden programda, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Gölbaşı'ndaki bombalı saldırıda şehit düşen ikiz polis memurları Ahmet ve Mehmet Oruç'un babası Ali Oruç ile İstanbul Boğaziçi Köprüsü'ndeki grupta bulunan ve olaylar sırasında ayağından yaralanan gazi Safiye Bayat da 15 Temmuz gecesi neler yaşadıklarını anlattı.

Şehit babasından Erdoğan'ı ağlatan şiir

Ali Oruç, konuşmasına "Ben, 15 Temmuz 2016 tarihinde kahpe bir hain tarafınca, Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında şehit edilen polis memurları Ahmet ve Mehmet Oruç ikiz kardeşlerin babası Ali Oruç'um." diyerek başladı.

"Evlatlarım Ahmet sağ gözüm, Mehmet'im ise sol gözümdü. Mevlam onların şehit olmaları nedeniyle bana sabır vermektedir, mekanları cennet olsun." diyen şehit babası Ali Oruç, "Her ne kadar acı bir olay olsa da Mevlam bana ve aileme bu şehitlik mertebesini layık görmüş diye düşünüyorum. 'Allah şehitlik mertebesi olan böyle bir olayı herkese nasip etmez' diyerek teselli oluyorum." ifadesini kullandı.

Ali Oruç, ikiz evlatları şehit olduğu günden bugüne kadar kendisini ve ailesini yalnız bırakmayanlara teşekkürlerini iletti, tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

"Neden gelmiyorsunuz ikinizden biriniz?"

Daha sonra baba Oruç, şehit evlatları için yazdığı şu şiiri gözyaşlarıyla okudu:

"15 Temmuz gecesi bir darbe oldu.

O hain kahpe pilot sizi de vurdu, yaktığı Ankara'yı da vatanı da vurdu.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Acı haberi verdi emniyet, 'Ahmet ile Mehmet şehit oldu' diye, evimizde yaşandı koptu kıyamet.

Ahmet'im Mehmet'im canım benim.

Adana-Ankara-Gölbaşı yolu, kursa gelip giderdiniz bu uzun yolu, sonunda oldu size şehit yolu.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Şehitlerimiz biri Ahmet'ti biri Mehmet, her ikiniz de Mevlam eylesin rahmet, inşallah mekanınız olmuştur cennet.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Kapalı kaldı o güzel evleriniz, yollara bakıyor genç eşleriniz, cennettir inşallah o mekanınız.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Sizsiz geçmiyor günler, aylarımız. Yollara bakar oldu ana, baba ve eşleriniz.

Neden gelmiyorsunuz ikinizden biriniz? Ne oldu size, ne oldu size?

Nazar mı değdi her ikinize? Ateş düşürdünüz evlerimize.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Anneniz ağlıyor 'kuzularımız' diye, babanız ağlıyor 'yavrularım' diye, doymadılar ki her ikinize.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Sizi rüyalarda hep görür olduk, ağlaya ağlaya sarardık solduk, kendimizi ve sizi mezarlıkta bulduk.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.

Ali Hocalı köyü mezarlık yolu, sizin için yapıldı bu toprak yolu, mezarınızın başında insanlar dolu dolu.

Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve salonda bulunan herkes, şehitlerin babasının şiirini dinlerken gözyaşlarına hakim olamadı.

Ali Oruç, şiiri okuduktan sonra tüm salon kendisini "Şehitler ölmez, vatan bölünmez", "İdam istiyoruz" diyerek uzun süre ayakta alkışladı.

"İdam istiyoruz, dile de getiriyoruz"

Safiye Bayat da "Bizim 15 Temmuz'dan öncemiz yok, sonramız var çünkü o hainler, bizden gibi görünüp bize inandırdılar, duygularımızı çaldılar, asker üniformalarımızı çaldılar, silahlarımızı, tanklarımızı, toplarımızı ele geçirdiler." değerlendirmesini yaptı.

Allah'ın inananlara güzel cesaret ve feraset nasip ettiğini aktaran Bayat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yenilenmiş tanklarımız, teknolojiye bürünmüş silahlarımız, nelerimiz olursa olsun benim bir kalbim etmez. Bizi esir almak istediler, boyunduruk vurulmak istendik. Ecdadımızda var mı böyle bir durum? Biz başımızı da veririz, kanımızı da akıtırız, oluk oluk akıtırız, bu toprağın şanlı şerefini tek kişi olana kadar da yaşatırız. Dünyaya işte bunu söyledik. Bir kişi kalana kadar bu toprağı geçilmez kılacağız. Ne yapsalar boş, göklerden inen bir karar vardır, ellerinden gelenleri artlarına koymasınlar. Ben varım, biz varız, biz biriz, biz Allah'ın kulu Hazreti Muhammed'in ümmetiyiz. Ben gururla anıyorum şehitlerimi, gururla ağlıyorum. Hiçbir zaman o hainler bizim gibi olamayacaklar, bizden gibi görünebilirler, bizim gibi imanlı, inançlı, vatanını ve milletini seven, hep inanç yolunda giden, iyiliği dava edinmiş insan olamazlar. İdam istiyoruz, dile de getiriyoruz çünkü katiller, yaratılanların en acizi, en kötüsüdür. "

Oğuz Haksever'in 15 Temmuz gecesine ilişkin bazı fotoğrafları yorumladığı programda, TBMM Başkanı Kahraman, Başbakan Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya da birer konuşma yaptı.

Görmez'den şehitler için dua

Konuşmaların sonunda şehitler için dua eden Diyanet işleri Başkanı Görmez, "15 Temmuz'da milletçe karşı karşıya kaldığımız ihanetin seneidevriyesinde şehitlerimizin anneleri, babaları, eşleri ve çocuklarıyla birlikte gazilerimizle birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde milletçe ellerimizi sana açtık. Dualarımızı kabul eyle Allah'ım. 15 Temmuz gecesinde bizden inayetini, rahmetini, nusretini esirgemedin. Sana hamdediyoruz. Hamdımızı, şükrümüzü, senamızı kabul eyle Allah'ım." dedi.

Dünyanın her tarafında bütün mazlum ve mağdurların ellerini açarak Türkiye için dua ettiklerini dile getiren Görmez, şöyle konuştu:

"Gazze'den Arakan'a, Sudan'dan Afrika'nın en içlerine kadar dünyanın bütün mazlumları, mağdurları, mahrumları ellerini açıp bizlerle birlikte gözyaşı döktüler. Aziz milletimizi tarih boyunca olduğu gibi yeryüzündeki mazlumların, mahrumların, mağdurların umudu olmaktan bir saniye uzaklaştırma Allah'ım. Bizleri umut olmaya, insanların umudu olmaya devam etmeyi aziz milletimize nasip eyle."

Milletin dillerinde tekbir, kulaklarında sala sesleriyle meydanlara yürüdüğünü hatırlatan Görmez, "O gece topyekun aziz milletin şehadet arzusuna şahit olduk. Allah'ım sen şehadetimizi kabul eyle. Tarih boyunca özgürlüğüne, istiklaline, imanına, Kur'an'ına aşık olan bu aziz milleti bir nefes istiklalsiz bırakma Allah'ım." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program süresince oturduğu sırada yanına gelen şehit ve gazi çocuklarıyla ilgilendi.

Muhabir: İlkay Guder-Aynur Ekiz

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anayasa Mahkemesinden sendika hakkı kararı
Anayasa Mahkemesi, KESK'in iş bırakma eylemine katılıp, bir okulun bahçesinde basın açıklaması yapan...

Haberi Oku