Kırbaç ithalatına 20 milyon dolar ödedik

Kırbaç ithalatına 20 milyon dolar ödedik

11 Temmuz 2011 Pazartesi 01:43
Kırbaç ithalatına 20 milyon dolar ödedik


Türkiye yıllardır cari açık kavramını tartışıyor. Uzmanlar özellikle 2005 yılından günümüze kadar "Cari açığa" dikkat çeken uyarılarda bulundu. Cari açık için "Kapatılmazsa bu yıl ekonomi iflas eder"  diyenler bile çıktı, Rekor kıran ihracatına rağmen, ithalatı da hızla artan Türkiye’nin dışarıdan getirdiği ürünler de çeşitlenerek arttı. Bu yıl ithal edilen ürünler arasında öyleleri vardı ki, ekonomiden hiç anlamayanların bile "Vay anasını dedirten"leri çıktı, Havyarından purosuna, Ferrasi'nden yatına, milyonlarca tenis topundan havuz fıskiyesine her şey var. Aralarında tam olarak nerede ve nasıl kullanıldığı akıllarda soru işareti bırakan ürünler de yok değil, örneğin, Türkiye'de  geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir araştırmaya göre haralarda 10 bin yarış atı varken, tam 20 milyon dolarlık kırbaç, kamçı, şemsiye ithal edildiği ortaya çıktı. Bu yıl en çok artan ithalat kalemleri arasında ise pırlanta saat, parfüm, silah ve antika eşyalar buluyor.

BUNLAR TÜRKİYE'DE ÜRETİLEMEZ Mİ?
Yılın ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre ithalatı 30 milyar dolar artırarak 98 milyara ulaşan Türkiye’nin cari açığı, ekonominin korkulu rüyası olarak ön plana çıktı. Türkiye Gazetesi'nin ekonomi sayfasında dün yer alan habere göre  İthalat kalemleri arasında ihracat için yapılan hammadde önemli bir yer tutarken, kendi uçağını yapmaya hazırlanan Türkiye’nin iğneden ipliğe her türlü ürünü dışarıdan aldığı görülüyor. Gümrük Müsteşarlığı’nın verilerine göre, yılın ilk beş ayında ithalat edilenler arasında havyardan pırlantaya, saatten kamçı ve kırbaca, silahtan antika gibi birçok ürün bulunuyor. Türkiye bu dönemde şemsiye, baston, kırbaç ve kamçıya 20 milyon dolar, oyuncağa 263 .7 milyon dolar, silaha 28.5 milyon dolar, antikalara 19 milyon dolar, mobilyaya 579 milyon dolar, saatlere 129 milyon dolar, karides, havyar gibi deniz ürünlerine 65 milyon dolar, parfüme 450 milyon dolar para harcadı. Türkiye kendi otomobilini kendi uçağını yapmanın hazırlıklarını yaparken sanayi ve üretimdeki bu gelişmelerin cari açığı önemli ölçüde kapatacağı öngörülüyor. Fakat üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada olan Türkiye’de deniz mahsülleri bile ithal edilmeye devam ediliyor. Havyardan karidese kadar tüm deniz ürünlerinin ithal edildiği Türkiye’de alkollü ürünlerden meşrubata kadar geniş bir yelpazede içecek ithalatı da var. Çayda dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan Türkiye’nin Paraguay’dan bu ürünü ithal etmesi de ayrı bir soru işareti. Bunların yanı sıra saat, pırlanta ve inci gibi değerli eşyalar da önemli kalemler arasında yer alıyor. Çiçek ve canlı bitkilerin bile yurtdışından getirilmesi de ilginç ithalat kalemlerinden birisini oluşturuyor. Ekonomistlere göre bu ürünlerin önemli kısmı Türkiye’de üretilen ya da üretilebilecek altyapı bulunan ürün ve mallar. Ancak marka tutkusu nedeniyle insanlar bu ürünlerin Türkiye’deki ikameleri yerine yurtdışından satın alma yoluna gidiyorlar.

LÜKS ÜRÜN TUTKUSU
Kendi uçağını yapmaya hazırlanan Türkiye’de, lüks tutkusu sebebiyle karides ve havyar gibi deniz ürünlerine beş ayda 64.5 milyon dolar harcandı

NELERE PARA ÖDEDİK

> Kitap, gazete ve resimlere 59 milyon dolar
> İnci ve kıymetli taşlara 1 milyar 835 milyon dolar
> Gemi ve yatlara 515.6 milyon dolar
> Silaha 28.5 milyon dolar
> Oyuncaklara 263.7 milyon dolar.
> Kalem ve fırçaya 184.4 milyon dolar
> Antikalara 19 milyon dolar
> Mobilyaya 579.1 milyon dolar
> Saatlere 129.9 milyon dolar
> Karides ve havyara 64.4 milyon dolar
> Et ve sakatata 346.6 milyon dolar
> Çiçeklere 37.6 milyon dolar
> Kahve ve çaya 49.5 milyon dolar
> İçeceklere 76.3 milyon dolar
> Tütün ürünlerine 166.9 milyon dolar
> Parfüm ve kozmetiğe 449.7 milyon dolar
> Kürk ve deri mamullerine 40.3 milyon dolar
> Kırbaç, kamçı, şemsiye ve bastona 20.2 milyon dolar
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.