Tarihi eserlere vandal saldırısı; Utanmadan yazıyorlar

Yüzlerce yıllık tarihi eserlerin üzerini isimlerini, sevgililerinin adlarını yazarak kirleten vandalların arasında artık kadınlar da yer almaya başladı. 

Tarihi eserlere vandal saldırısı; Utanmadan yazıyorlar

Yüzlerce yıllık tarihi eserlerin üzerini isimlerini, sevgililerinin adlarını yazarak kirleten vandalların arasında artık kadınlar da yer almaya başladı. 

16 Ekim 2018 Salı 07:32
Tarihi eserlere vandal saldırısı; Utanmadan yazıyorlar

Tarihi eserlere vandal saldırısı; Utanmadan yazıyorlar



Aralarında 1.500 yıllık Galata Kulesi gibi anıtsal değer taşıyan, Süleymaniye, Sultan Ahmet ve Fatih Camii'leri gibi mabedlerin bile duvarlarına isimlerini yazan magandaların oluşturduğu kirlilik utanç verici hale geldi. Şehir içindeki tarihi eserlerin duvarlarını kalemler ve sprey boyalarla okuduğu üniversitenin adını yazan görgüsüzlerin etrafa saçtığı çöpler ise vatandaşları çileden çıkarıyor. Tarihi yarım ada içeriside yer alan Roma - Bizans döneminden bin yıldır ayakta kalan sütunların etrafı özel sıvılarla sık sık temizlense de, vandallık bir türlü önlenemiyor..


İSTANBUL BÖYLEYSE, ŞEHİR DIŞINDAKİLERİ SİZ DÜŞÜNÜN

Tarihi Galata Kulesi'nin duvarlarına yazılan yazılar, çakılan demir aparatlar 'Bu kadar da olmaz' dedirtiyor. Mimar Dr. Doğan Hasol, tarihi ayıp için "Mimari ve kültürel değerleri koruma konusunda sorunlarımız var" dedi

İstanbul’un tarihi miraslarından Galata Kulesi, duyarsız vatandaşlar ve turistler nedeniyle tahrip oluyor. 528 yılında inşa edilen ve 2013’de Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen yapının üzerine kazınan duvar yazıları vandallığın boyutunu gösteriyor.

Mert İnan'ın Milliyet'teki haberine göre, Facebook’taki İstanbullular Derneği adlı hesapta ise Galata Kulesi duvarlarına oje ile yazı yazan kadınların videosu yer alıyor. Kulenin dışındaki kablolar ile tarihi eserin üzerine çakılan demir aparatlar, “Bu kadarı olmaz” dedirtiyor. Bölgedeki diğer tarihi eserler de güçlükle ayakta dururken, etrafa saçılan çöpler turistik bölgeyi değersizleştiriyor.

KENTLİLEŞME SORUNU

Mimar Dr. Doğan Hasol, Milliyet’e şunları söyledi:

“Mimari ve kültürel değerleri koruma konusunda sorunlarımız var. İstanbul tarihi, mimari ve kültürel değerler bakımından dünyanın en zengin şehirlerinden biri. Bu mirası korumak insanlık borcumuz. Ülkemizde kentleşme süreci çok hızlı oldu; buna karşılık, kentlileşme aynı hızda olmadı. Kırsaldan gelenler kent yaşamına kolayca uyum sağlayamadılar. Galata Kulesi’ndeki manzara, bu olgunun açık göstergesi. Özensizlik yalnızca, kulenin taşlarına yazılan duvar yazılarında değil, kulenin bedenine sarılmış elektrik kablolarında ve çöp bidonlarında bile görülüyor. Çağdaş eğitim şart.”

'GÖRSEL KİRLİLİK'

Yüksek Mimar Köksal Anadol şöyle konuştu:

“Galata Kulesi, İstanbul’un en eski yapılarından biri. Çevresindeki bakımsız manzaralar, burası için hazırladığımız ‘Rölöve restitüsyon ve restorasyon’ projelerinin müellifleri olarak bizi üzüyor. Başkanı değerli bir mimar olan Beyoğlu Belediyemizin bu görsel kirlenmeleri kısa sürede ortadan kaldıracağına eminiz.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.